Bu Salaklıkla Bu Yaşa İyi Gelmişim Farkındalığı

, , No Comments


Bu aralar, çoğumuz tarafından kimseye söylemesek de en azından kendi kendimize itiraf edip dile getirtiğimiz ortak bir iç sesimiz var...

 

3'lü uzatma kablosu alıp, bir girişin üzerindeki üzerindeki etiketi çıkarmadan 2'li priz olarak kullanan, sonrada bu hatasını görüp etiketi çıkaran arkadaşın iç sesi o, evet....

 

"Ben bu salaklıkla gene iyi bu yaşa kadar gelmişim" iç sesi. 

 

Herkes bu arakadaş kadar mütevazi olup bir video çekip kendien böyle hakaret etmiyor elbette.


En ilkel, en cahil, en eğitimsiz insan bile yaşamının büyük bir kısmını narsistik bir şekilde yaşar, yani kendini objektif olarak değerlendirmeksizin, sürekli iç sesiyle kendi kendini övme ve olduğundan daha üstün görme ile geçirir ömrünün büyük kısmını. 

 

İnsanın kendisine olan bu bakışı yer yer kaybolsa da, kendini geliştirmemiş kendiyle yüzleşmemiş çoğu insanda ömür boyu sürer. Bunu yenebilen insanlar ise, kendisini geliştirmeye bilgeleşmeye adayıp, kendiyle yüzleşmekten kaçmayan ve kendini olduğu gibi insanlara kendini gösteren insanlardır.

 

Bizler bu insan sınıfından olmaya gayret etmeliyiz. Çünkü aksini yapmanın bir sonu ve mantıklı bir yanı yok ve herkes ne kadar olduğundan üstün göstererek kendini yaşasa da zihnen ve bedenen en zayıf, en güçsüz ve hatta zavallı hale gelerek ölüyor. Bu kaçınılmaz son herkesi bekliyor.

 

Peki bu gerçeğe rağmen neden bız insanlar ısrarla kendisiyle yüzleşip olduğu gibi insanlara kendimizi sunmuyoruz. Maalesef insanlar olarak büyük bir yanılgı ile büyüyüyor ve yaşıyoruz. O da kendimizi olduğumuzdan daha üstün becerikli ve zeki olarak görmek.

 

Oysa bunun böyle olmadığını, hatta tam tersinin olduğunu büyük şok geçirerek anladığımız bazı ender zamanlar da var. Tıpkı aldığı 3'lü prizi etiketini çıkarmadan 2'li olarak kullanan arkadaş gibi. Bu anları hepmimiz yaşıyor ve kendimize bu kendi gerçek halimizi itiraf ediyoruz.


Peki bu neye işarettir? Elbette bu halimiz topyekün aptallık veya salaklık değil ama, modern insanın ortlama olarak gerçekten sanıldığının yarısı kadar  bilezeki olmadığının kanıttır.

 

Öyleyse yapmamız gereken şey, eğer kendimizi gömmekse evet hiç çekinmeden erkenden gömmek ve yeniden sıfırdan en baştan başlamak ve bu gerçeğin farkında olarak yeniden kendimizi inşaa etmektir.

 

Bu çok zor değil. Bu yüzleşmeyi başarabilir ve kendimizi kalan ömrümüzde daha zeki akıllı ve nitelikli yapabilir ve öylece yaşatabilir ve hem kendimize hem insanlara hemde çevre ve doğaya faydalı hale getirebiliriz.

 

Böylelikle yaşadığımızdan da daha zevk ve mutluluk duyabiliriz.

0 yorum:

Yorum Gönder